Fulfillment center nedir?

Bir yerine getirme merkezi nedir ve neden önemlidir? Veya ilginizce söylenişi ile Fulfillment Türkçe farklı söylemi ile ” Sipariş Karşılama” Firmaları Nedir ne işe yarar yazımızda okuyabilirsiniz.

Fulfillment center yani Eticaret yerine getirme veya Gerçekleştirme merkezleri, e-ticaret tüccarlarının depolama ve nakliye ihtiyaçları için hizmet verir. Bu sayede Eticaret yapanların tüm ürünlerini depolamak için gerekli fiziksel alandan kurtarır; bu tarz envanterlerii doğrudan yönetme kapasitesi olmayan online satıcılar için faydalıdır. Satıcılar malları “yerine getirme merkezine” gönderir ve dış kaynaklı sağlayıcı yani Fulfillment merkezi bunu müşterilere gönderir.

Bu bir Envanter yönetimidir ve birçok çevrimiçi mağaza için yaygın bir operasyonel sorundur, ancak mümkün olan en iyi müşteri deneyimini geliştirmenin önemli bir bileşenidir . Gerçekleştirme merkezleri, envanter yönetimini çok daha kolay hale getirir ve mağaza sahiplerinin işletmelerinin diğer alanlarına odaklanması için daha fazla zaman tanır.

En önemli envanter yönetimi sorunlarından bazıları nelerdir?
Birçok çevrimiçi mağaza için ortak bir sorun , satıcıların belirli bir öğe için yerine getirecekleri envanterden daha fazla sipariş aldıkları yüksek oranlardır örnek; yıl sonu kampanyaları. Daha sonra müşterilere e-posta göndermek ve ürünün stokta olmadığını bildirmek için çevrimiçi mağazalar, satış kaybına ve zayıf tüketici hissine yol açar. Öfkeli müşteriler yapmış oldukları yorum yazıları da, diğer alıcıların potansiyel satışlarından vaz geçmesine neden olacaktır. Dış kaynak kullanımı , stok yönetimi üzerindeki kontrolü sıkılaştırır.

Stok yönetimi önemlidir, bir öğenin web sitesinde stokta yok olarak görüntülendiğinde, iyi satılan bir ürünse bu sorun olabilir. Buna ek olarak, birçok küçük e-ticaret web sitesi toplama ve nakliye ile ilgili sorunlarla karşı karşıyadır. Yanlış sıralama, bir sipariş için yanlış ürünü seçtiğiniz zamandır. Kargo kaybı, bir müşteriye yanlış ürün gönderildiğinde ortaya çıkar ve maliyeti size aittir. Hasarlı ürünler ise tipik olarak doğru üründür, ancak ürün müşteriye ulaştığında kullanılamaz. E-ticaret mağazası sahiplerinin üstesinden gelmesi gereken çok sayıda görev bulunduğundan, gönderim sorunları bir risktir. Özellikle, bu tür stok problemleri müşteri memnuniyetini zedelemektedir.

Envanteri koordine etmek ve müşterilere göndermek için bir yerine getirme merkezi kullanma;
Çevrimiçi mağazalar, dış kaynaklı bir yerine getirme merkezi ile envanteri yönetmek için birkaç seçeneğe sahiptir : Ürünleri yerine getirme merkezine göndermeden önce al ve gözden geçir veya doğrudan üreticiden depoya göndermelerini sağla gibi seçeneklerdir. Çevrimiçi mağazanın türüne bağlı olarak, bu seçeneklerden birini seçmeniz gerekir. Bir yerine getirme merkezi, gelecekte işletmenizi ölçeklendirme olanağı sunar. Gelecekte yeni ürün serileri sunmayı planlıyorsanız, bu sayede envanter yönetiminiz fazladan dikkat gerektirmez. Dış kaynak kullanımı, yeni bir hattın (ürün yelpazesinin) pazara ulaşma süresini hızlandırır.

Ayrıca, bu hizmet sevkıyat ve iade işlemlerini daha gelişmiş olarak sunmanızı sağlar. Büyük taşıyıcılar genellikle yüksek miktarda parsel vaat eden göndericilerle pazarlık yapmaya istekli oldukları için, yerine getirme merkezleri genellikle tek bir çevrimiçi mağazanın kendi başına yapabileceğinden daha iyi bir oran elde edebilir. ( Bu oranda bu merkezlere vereceğiniz maliyetleri fazlası ile karşılayabilir.) Daha düşük sabit gönderim maliyetleri, bazı satıcıların müşterilere ücretsiz gönderim hizmeti sunmaya başlamasını sağlar . Dış kaynaklı yerine getirme merkezleri, satıcılara paket takip numaraları gönderir ve daha sonra bu bilgileri müşterilere iletir.

Dış kaynak kullanımı yerine getirme iadesi sürecinizi güçlendirir. Moda ve perakende gibi bazı endüstrilerin daha yüksek getiri oranları vardır. İade edilen mallar, bulunduğunuz yer yerine depoya gönderilebilir. Bu, mağaza sahiplerine daha fazla esneklik sağlar ve işlemeyle ilgili daha az sorun olmasını sağlar. Satıcıların, iade nakliyesini koordine etmek yerine, gerektiğinde geri ödeme yapmaları sürecini hızlandırarak müşteri memnuniyeti sağlar.

Dış kaynaklı bir depo ve yerine getirme ortağı seçerken, mevcut e-ticaret yazılımınızla entegre olabileceklerinden emin olmak önemlidir . Zükkan e-ticaret paketleri Bütün altyapılar ile size entegrasyon sunmayı taahhüt eden güçlü bir eticaret yapısıdır. Bu, siparişleri takip etmeyi ve müşterilere izleme bilgilerini göndermeyi kolaylaştırır. Birçok sağlayıcı, doğru çözümü bulmak için çevrimiçi mağazanın bireysel ihtiyaçları ile çalışacaktır. Zaman alıcı ve yerine getirme kadar karmaşık bir şeyi dış kaynaklardan edinmek tüccarların faaliyetlerini kolaylaştırabilir.

n11, hepsiburada, gittigidiyor ve trendyol’da mağaza açmak için gerekli belgeler ve komisyon oranları

n11’de Mağaza Açmak için Gerekli Belgeler Nelerdir?

Sermaye Şirketleri veya Adi Ortaklıklar İçin Gerekli Belgeler

Güncel Faaliyet Belgesi (Son 6 Ay)
Vergi Levhası
Şirket Kuruluş Ticaret Sicil Gazetesi
İmza Sirküleri
Ortaklık Sözleşmesi (Adi Ortaklıklar için)
Çalışma Mali Şart ve Prensipleri (Komisyon Anlaşması)
Satıcı İlan ve İşlem Sözleşmesi (n11.com Sözleşmesi)

Şahıs Şirketleri İçin Gerekli Belgeler

Güncel Faaliyet Belgesi (Son 6 Ay)
Vergi Levhası
İmza Sirküleri
Nüfus Cüzdan Fotokopisi
Çalışma Mali Şart ve Prensipleri (Komisyon Anlaşması)
Satıcı İlan ve İşlem Sözleşmesi (n11.com Sözleşmesi)

n11 Komisyon Oranları:

Anne ve Bebek Ürünleri: %14-%20 arasında değişiyor
Elektronik Ürün ve Aksesuarlar: %5 – %10 arasında değişiyor
Kozmetik ve Kişisel Bakım Ürünleri: %14 – %15 arasında değişiyor
Kitap, Müzik, Film ve Oyun Ürünleri: %4 – %15 arasında değişiyor
Mücevher ve Saat Ürünleri: %5 – %20 arasında değişiyor
Otomotiv ve Motosiklet Ürünleri: %5 – %11 arasında değişiyor
Spor ve Outdoor Ürünleri: %6 – % 15 arasında değişiyor.

Hepsiburada’da Mağaza Açmak için Gerekli Belgeler Nelerdir?

Vergi Levhası
İmza sirküleri
Banka bilgileri
Faaliyet Belgesi
Ticari Sicil Gazetesi’nde yer alan unvan ve adres bilgileri, Vergi Levhası ve Faaliyet Belgesi’nde yer alan bilgiler birbiriyle uyuşmalıdır.
Şahıs firmalarının, Ticaret Odası kayıtları bulunuyorsa bu evrakların sunulması gerekir; eğer bu kayıt bulunmuyorsa, bu evraklar zorunku değildir,
Tüm belgelerde kaşe ve ortakların ıslak imzasının bulunması şarttır.

-Hepsiburada Komisyon Oranları:

Hepsiburada komisyon oranları farklı ürün kategorilerine göre değişiklik göstermektedir. Tek bir komisyon oranı belli olmadığı için mağaza açarken Ek-3 Pazaryeri Satıcı Bilgileri Formu’nda size bu komisyon bedelleri gösterilmektedir.

Gittigidiyor’da Mağaza Açmak için Gerekli Belgeler Nelerdir?

Mağaza ismi:
Mağaza isminizde,
Türkçe karakterler kullanabilirsiniz.
Mağaza isminiz, Gittigidiyor’daki başka bir mağazanın ismiyle aynı olmamalı.
En fazla 35 karakter kullanabilirsiniz.

-Gittigidiyor Mağaza Komisyon Oranları:

Antika, Sanat %15
Bebek ve Anne %10 – %15
Beyaz Eşya & Küçük Ev Aletleri %8 – %15
Bilgisayar, Tablet %6 – %10
Cep Telefonu ve Aksesuar %6 – %15
DVD, VCD, Blu-ray %15
Ev, Dekorasyon, Bahçe %12 – %17
Evcil Hayvan Ürünleri %10-%15
Fotoğraf ve Kamera %10
Süpermarket %10
Giyim ve Aksesuar %15-%17
Kitap, Dergi %15
Koleksiyon %15
Kozmetik ve Kişisel Bakım %10-%15
Mücevher, Takı, Saat %10-%15
Müzik, Plak, Enstrüman %15
Ofis, Kırtasiye %10-%15
Otomobil, Motosiklet ve Aksesuar %8-%12
Oyuncak ve Hobi %15
Ses ve Görüntü Sistemleri %6-%10
Spor ve Outdoor %10 – %15
Video Oyun ve Konsol %10 – %15
Yapı Market ve Tamirat %12
Diğer %15

Trendyol’da Mağaza Açmak için Gerekli Belgeler Nelerdir?

Şirket ticaret ünvanı
Şirket türü
Vergi kimlik numarası
Ticari sicil numarası
Satış yapılacak kategori
Ad soyad
E-posta
Cep telefonu numarası
Başka sanal pazar yerlerinizin linkleri veya kendi e-ticaret sitenizin linkleri
Başvurunun onaylanmasından sonra ise faaliyet belgesi, vergi levhası, imza sirküleri, Ticaret Sicili Gazetesi gibi ek belgeler istenmektedir.

Trendyol komisyon oranları:

Aksesuar / Altın Gümüş : %5
Aksesuar / Mücevher: %30
Spor/ Spor Ekipmanları : %15
Spor/ Spor Giyim ve Ayakkabı : %20
Çocuk / Anne Bakım : 18
Çocuk / Bebek Bakım : %12
Elektronik / Beyaz Eşya : 10
Elektronik / Cep Telefonu : %6
Ev ve Yaşam / Kırtasiye ve Ofis Malzemeleri : %20
Ev ve Yaşam / Hobi ve Eğlence: %17

Not: Komisyon oranları yazımızdan sonraki tarihlerde değişiklik gösterebilir.

E-Ticaret Satışlarını Artırmanın En İyi 11 Yolu

E-Ticaret Satışlarını Artırmanın En İyi 11 Yolu

İster yeni bir işletme olun, ister yıllardır bu sektörün içinde bu işi yapıyor olun, daha fazla e-ticaret satışı yapmak size ve şirketinize şüphesiz fayda sağlayacaktır.

Eğer şirketinizde bu işlerden sorumlu kişi sizseniz, önemli ipuçlarını yakalayıp sizden daha çok satış bekleyen patronunuzun da yüzünü güldürecek satış rakamlarına ulaşmanız çok kolay.

Önceki yöntemleriniz bir noktaya kadar işe yaramış olabilir ancak, eski stratejilerinizden ve 2 yıl önce yaptıklarınızla bugün aynı verimi alamayabilirsiniz.

Dijitalde İşletmenizin her zaman yeni trendlere ayak uydurması esastır.

Özellikle e-ticaret sektöründe tüketici alışkanlıkları çok sık değişiklik gösterebilmektedir.

Bir pazarlama uzmanı ekibi olarak, bu eğilimleri analiz ettik ve kesinlikle işe yarayacak bir ipucu listesi hazırladık.

İşte e-ticaret sitenizde daha fazla satış elde etmenin en iyi 11 yolu.

1. Mevcut müşterilerinizi hedefleyin:

İşletmeler büyümekte sorun yaşadıklarında, ilk düşündükleri şey, yeterli müşteriye sahip olmadıklarıdır.

Bu çok yaygın bir yanlış anlaşılmadır.Bu yüzden gerçek sonuçları göz ardı etmeyin.

Bunun yerine tüm çabayı müşteri edinmeye harcamaktan ise, müşteri tutundurma stratejileri geliştirmek çok daha önemlidir.

Sadık müşterilerin bir e-ticaret sitesi üzerindeki etkisi oldukça güçlüdür.

Yeni müşteriler ve web sitenizde yalnızca bir satın alma işlemi gerçekleştiren müşterilerle, sadık müşterilerle karşılaştırıldığında:

1- Alışveriş sepetlerine daha fazla ürün eklerler.

2 -Daha yüksek dönüşüm oranına sahiptirler.

3 -Sitenizi her ziyaret ettiklerinde daha fazla gelir elde etmenizi sağlarlar.

Burada bir yanlış anlaşılma olmasın. Yeni müşteri, her şirket için gerekli ve önemlidir ancak bu daha pahalı bir pazarlama stratejisidir.
Mevcut müşteri tabanınızın peşinden gitmenin maliyeti çok daha düşüktür.

Neden?

Bu insanlar markanıza zaten aşinadır.

Ürünlerinizi nasıl kullanacaklarını biliyorlar ve ekstra bir öğrenme eğrisi yoktur.

Bu yüzden onların deneyimlerini geliştirmenin yollarına odaklanmalısınız.

Mesela, müşterileriniz her alışveriş yaptıklarında daha fazla para harcamaya teşvik eden bir müşteri sadakat programı bulmaya çalışın.

Harcanan her dolar bir ödül noktasına çevrilebilir.

Bir müşteri belirli sayıda puan topladığında, indirim veya diğer promosyonlar için bunu kullanabilir.

2. Sitenizin güvenilir olduğunu gösteren ekran simgeleri:

Güvenilmez veya kabataslak görünen bir e-ticaret sitesinden hiçbirimiz alışveriş yapmak istemeyiz.

Bu yüzden yapmanız gereken ilk şey, web sitenizin güvenilir olduğundan emin olmaktır.

Foot Locker’dan şu örneği inceleyelim :

Siber güvenlik bugünlerde alışveriş yapanlar için büyük bir endişe kaynağıdır.

Son beş yılda, ABD Vatandaşlarının yaklaşık % 46’sı  kredi kartı sahtekarlığının kurbanı olmuştur. Türkiye için bir veriye ulaşamadık ama azımsanmayacak bir rakam olduğunu düşünüyoruz.

Bilgilerinin güvenliği çevrimiçi alışveriş yapan kişiler için bir önceliktir.

Bunu tanımanız ve gerekli ayarlamaları yapmanız gerekir.

Ama güvenilir olduğunuzu kanıtlamak için ne yapabilirsiniz?

 Web sitenizin kullandığı güvenlik rozetlerini göz önünde bir yerde gururla görüntüleyin .

Bunlar yapabileceğiniz en popüler örneklerden bazı seçeneklerdir.

Bunu söylemeye gerek olmayacaktır fakat net olmamız gerekiyor. Müşterileriniz öncelikle yalan söylemediğinizden veya yanıltıcı olmadığınızdan emin olmak ister.

Bu güvenlik araçlarıyla gerçekten bir ilişkiniz olmadığı sürece, web sitenizin her yerinde bu rozetleri eklemeyin.

Aksi takdirde, kendinizi bazı yasal sıkıntılar içerisinde bulabilirsiniz.

Bu güvenlik önlemlerinden hangisi en iyisidir?

Performans hakkında net bilgi vermek yanıltıcı olabilir ancak hangisinin müşterilerden en çok pozitif dönüş aldığını söyleyebilirim.

Norton Antivirus, kamuoyu algısı açısından bir heyelan tarafından kazanıldı.

Norton kullanıyorsanız ve rozeti göstermediyseniz, bunu en kısa zamanda değiştirmeniz gerekir.

Bu yeni potansiyel web sitesi güvenlik sağlayıcıları için onları dikkatle kontrol etmek kötü bir fikir değildir.

3. Video demolarını kullanın:

Tüketiciler videoları sever.

Aslında, dünyadaki pazarlama uzmanlarının yarısından fazlası videonun diğer pazarlama taktiklerine kıyasla en yüksek yatırım getirisine sahip olduğunu söylüyor.

Video içeren web siteleri, ortalama bir kullanıcının sayfalarında % 88 daha fazla zaman geçirmesini sağlayabilir.

Ayrıca, videolardan birçok reklam geliri elde edebilirsiniz. E-ticaret markası Robo, video reklamları yayınlayarak 4.7 milyon dolar gelir elde etti .

Bu, satmaya çalıştığınız her üründe ilgi kadar, katılımda da bir artış yaratır.

Videolar paylaşıldıkça ve izlendikçe insanlarda daha büyük bir etki bırakıyor. Bu yüzden okuduklarından çok, ne izlediklerini daha iyi hatırlayacaklardır.

E-ticaret sitenize alakalı videolar eklemenin en makul yolu nedir?

Akıllı montajlarıyla Nato’nun yaptığı gibi ürün tanıtımları oluşturun:

Video, kullanıcılara bu ürünü günlük yaşamlarında nasıl kullanabileceklerini gösteriyor.

Web siteleri bağlantının akıllı telefonlar, tabletler, GPS cihazları ve hafif dizüstü bilgisayarlar için çalıştığını açıklıyor.

Bunu listeleyebilirsiniz ancak müşterilere video yoluyla nasıl çalıştığını göstermek çok daha etkili bir yoldur.

Video; ürünün mutfakta, arabada, yatak odasında, teknede, ofiste  ve hatta banyoda bir tanıtımını gösterir.

Böylece daha geniş bir kitleye hitap edebilirsiniz.

Ancak bu strateji tüm ürünler için geçerli olmayabilir.

Örneğin, bir gömlek satıyorsanız, bir gömleğin nasıl giyileceğini göstermeniz gerekmez.

Ancak giysilerinizle ilgili kullanım ve işlevsellik açısından özel bir şey varsa, video bu mesajı iletmenin harika bir yoludur.

Ayrıca, benzersiz veya yaratıcı olabilecek yeni ürünler satan e-ticaret siteleri için de ideal bir stratejidir.

4. Müşteri referanslarını eklediğinizde fotoğrafları kullanın:

Kullanıcı yorumları ve referansları, kavram kanıtını göstermenin harika bir yoludur.

Ama isimsiz, meçhul bir insandan gelen mesaj ikna edici olmayabilir.

Referanslarınızı bir adım daha ileri götürün.

Bir fotoğraf ekleyin ve kişinin tam adını ve başlığını ekleyin (ürününüzle ilgili ise).

İşte Pangea Organics’ten bir örnek :

Sonbahar Ayşe Fatma bütünleştirici bir sağlık koçudur, bu yüzden unvanı bazı yetkiler sağlar ve bize bu ürün hakkında bir şeyler söyler.

Yüzünün bir resmini eklemek, kişi hakkında karşı tarafın 2 saniyeliğine de olsa fikir edinmesini sağlar ve böylece okura onun gerçek olup olmadığını düşündürtmezsiniz.

Sizce hangisi daha iyi ve daha profesyonel görünüyor?

Yukarıdaki örnek veya:

“Bu ürün harika!” – Ahmet L.

Çok açık. Pangea Organics’ten örnek, web sitenizi ziyaret eden kişilerle daha fazla etkileşim alacaktır.

Bu referans, başkalarını bir satın alma işlemi yapmaya ve daha fazla satış yapmaya teşvik edebilir.

İşte Naturally Curly’den başka bir örnek :

Bu e-ticaret mağazası özellikle kıvırcık saçlı müşteriler için tasarlanmış güzellik ürünleri satıyor.

Web siteleri, kullanıcıların hikayelerini paylaşmasına ve resimler eklemesine olanak tanır.

Ürününüz bir sorunu çözüyorsa, müşteriler hikayelerini paylaşmaktan mutluluk duyacaktır.

Daha önce hikaye anlatımının insanları nasıl meşgul edip ikna edebileceğinden bahsettik.

Hikaye anlatımı ve fotoğrafları referanslarınızla birleştirmek sitenizde daha fazla satış elde etmenize yardımcı olacaktır.

5. Müşterilerinizin mobil cihazlarından alışveriş yapmak istediğini bilmek:

Bir e-ticaret web siteniz olması, müşterilerinizin yalnızca bilgisayarlarından alışveriş yaptığını varsayabileceğiniz anlamına gelmez.

Gerçek şu ki, insanlar çevrimiçi alışveriş yapmak için cep telefonları ve tabletler kullanıyorlar.

Araştırmalar, mobil kullanıcıların% 40’ının  cihazlarından çevrimiçi bir şey satın aldığını gösteriyor  .

Ayrıca, milenyumların % 63’ü telefon üzerinden alışveriş yapıyor.

Bu sayılar göz ardı edilemez.

Web sitenizin mobil cihazlar için optimize edildiğinden emin olun.

Siteniz mobil cihazlara uygun değilse potansiyel satışları geri çevirir.

Optimize edilmiş bir mobil sitesiniz yoksa, satışlarda bir düşüş görmenizin nedenlerinden biri bu olabilir.

Bunu yapılacaklar listenizde birinci öncelik haline getirin.

Düşünebileceğiniz başka bir şey, bir mobil uygulama oluşturmaktır.

Müşterilerin  bir mobil web sitesine kıyasla uygulamaları neden tercih ettiklerine bakın :

Tüm bu nedenler müşteri için işleri kolaylaştırır.

Müşteri deneyimini geliştirmek, daha fazla satış yapmanıza ve gelirinizi artırmanıza yardımcı olacaktır.

Müşterilerin istediklerine odaklanmanın bir yolunu bulun.

Kolaylık

Hız

Kayıtlı tercihler ve ayarlar

Avantajlar ve ödüller

Kişiselleştirme

Eğlence

Web siteniz, mobil siteniz ve mobil uygulamanız bu avantajları sağlayabilirse, daha fazla satış alma konusunda bir sorununuz olmaz.

6. Daha fazla indirim sunun:

Kulağa basit gelebilir, ancak yeterli sayıda şirket müşterilerine indirim yapmamaktadır.

Kâr marjlarınız konusunda endişeleriniz varsa, zaman kadar eski bir pazarlama stratejisi kullanın.

Her bir ürünün taban fiyatını kaldırın ve satışa çıkarın.

Basit.

Express’ten bu örneğe bir göz atın :

Kendi web sitesinde her şeyi% 40 indirim sunuyorlar.

Çoğu zaman web sitelerinin “seçili öğelerden” belirli bir yüzde kadar “teklif” sunduğunu görüyoruz.

Tabii, bu da işe yarıyor.

Ama bu, site genelinde her şey % 40 olarak karşılaştırıldığında hiçbir şey demek oluyor.

Herkes iyi bir anlaşma yapmayı sever, bu yüzden satışları artırmanın harika bir yoludur.

7. En çok satan ürünlerinizi sergileyin:

Müşterilerinize bir yön verin.

Kullanıcıların en çok ne satın aldıklarını gösterin.

Web siteleri ana sayfada “en çok satanlar” kategorisi içerdiğinde ürünlerin daha çok talep gördüğünü söyleyebiliriz.

Sitenize göz atan herkes tam olarak ne aradığını bilmiyor olabilir.

Şirketiniz geniş bir yelpazede farklı ürünler satıyorsa, yeni bir müşteri için seçim yapmak çok zor olabilir.

Birisi sitenize rastladığında, popüler olan ürünlere yönlendirilebilir.

İşte nasıl Siyah Yeti  kendi e-ticaret sitesinde yapar:

Bu fırsatı en yüksek marjlı ürünleri tanıtmak için de kullanabilirsiniz.

Aslında en çok satanlar olmasalar bile (kimsenin bunu bilmesine gerek yok), onları ana sayfanıza koyabilirsiniz

Mükemmel bir dünyada, en çok satan ürünleriniz aynı zamanda en karlı ürünlerinizdir, bu nedenle kar marjlarını artırmak için ayarlamalar yaparsanız bunu gerçekleştirmeye çalışın.

8. Tatil için promosyonları artırın

Özel etkinlikler, insanların alışveriş yapmak ve yılın normal gününden daha fazla para harcamak istediği zaman dilimleridir.

Bu yüzden her zaman e-ticaret sitelerinin tatil satışlarını aktif olarak tanıtmaları gerekiyor.

Bu etkinlikler sırasında büyük satışlar elde etmek için küçük bir fırsat pencereniz var.

Siber hafta boyunca e-ticaret siteleri için şu istatistiklere göz atın :

Yani yılın bu zamanlarında en iyi tekliflerinizi dağıtın.

Alışveriş merkezleri doludur, bu nedenle tüketicilerin evden alışveriş yapması daha uygundur.

Bunu kendi avantajınız için kullanın.

Bundan daha önce bahsettik ancak mevcut müşterilerinizi hedeflemeniz için başka bir fırsat daha var.

Tatil sezonunda satın almaya ikna etmek için abone listenize e-postalar gönderin.

İnsanların hem arkadaşlarına hem de ailelerine hediye aldıklarını unutmayın.

Ürünlerinizi buna göre tanıtın.

Ürünleri Pazarlarken Kullanabileceğiniz bazı harekete geçirici cümleler kullanabilirsiniz örnek olarak “mükemmel hediye” veya “birine önem verdiğinizi göstermenin en iyi yolu” gibi.

Bunun gibi ifadelerle küçük hileler yapabiliriz.

9. FOMO (kaçırma korkusu)

E-ticaret sitenizde ürün satarken bir aciliyet duygusu yaratmalısınız.

Bu, alışveriş yapanların alışverişi daha sonraki bir tarihte tamamlamayı beklemek yerine hızlı hareket etmelerini sağlar (asla yapamayacakları).

Bu durumda olmasa bile, müşterilerinize sınırlı miktarda ürününüz olduğunu söyleyin.

Havayolları bunu her zaman yapar.

Delta’dan bu örneği inceleyin :

Bu sayfadaki 6 fiyattan dördü sınırlı miktarda kaldı.

En düşük bilet fiyatı 303.20 $ ‘dır, bu fiyata yalnızca bir bilet kaldı.

Bu strateji ile satın alma kararı için fiyata duyarlı bir müşteri hatta çoğu müşteri alabilir.

Şimdi satın almazlarsa daha sonra daha fazla para harcayacakları korkusu yaratır.

Bunu yapmanın başka bir yolu da flash satışlar yapmaktır.

Aşağıda, müşterilerinize e-posta gönderebileceğiniz veya doğrudan web sitenize koyabileceğiniz bir örnek:

Yine, bu bir aciliyet duygusu yaratır.

Satış gece yarısı sona erer, bu nedenle müşteri şimdi harekete geçmezse, çok şey kaçırır.

Ay sonunda sona eren bir kupon göndermekten çok daha etkilidir ve insanlara alışverişlerini ertelemek için bir bahane bulmaktan alıkoyar.

Pazarlama kampanyalarınızın işlem yapılabilir olduğundan emin olun  ve daha fazla satış elde edin.

10. Farklı ödeme seçeneklerini kabul etmek:

Web sitenizdeki ürün ve hizmetler için insanlara farklı seçenekler sunmalısınız.

Yalnızca Visa ve MasterCard’ı kabul ediyorsanız, çok sayıda potansiyel müşteriyi yabancılaştırıyorsunuz demektir.

Kredi kartlarına ek olarak banka kartlarını da kabul edebildiğinizden emin olun.

Best Buy’daki şu ödeme sayfasına bakın :

Best Buy, web sitelerinde 6 farklı kredi kartı türünü kabul eder.

Ayrıca müşterilere PayPal (Türkiye’de Kapalı) üzerinden ödeme yapma seçeneği sunar.

İsteyeceğimiz son şey, satın alma yapmak isteyen ancak birincil ödeme yöntemini almadığınız için işlemi tamamlayamayan bir müşteridir.

Yeni trendlere de uyum sağlamaya devam edin.

Son zamanlarda Apple Pay gibi alternatif ödeme seçenekleri de popülerlik kazanmakta.

Mobil uygulamanız varsa, müşteri yalnızca birkaç tıklama ile Apple Pay ile öğeler için kolayca ödeme yapabilir.

Ödeme sürecini olabildiğince basit hale getirmek, daha fazla e-ticaret satışı almanıza yardımcı olacaktır.

11. Değer teklifinize odaklanın:

Müşteri web sitenize ulaştığında ne görür?

Telefon numaranız mı?

Şirketinizin misyonu mu?

Bunlar yeterince etkili değildir.

Bunun yerine, değere daha fazla önem verin.

Müşterilerinize ürününüzü piyasadaki benzer ürünlerden ayıran şeyleri anlatın.

Square’in satış noktası sistemleriyle bunu ne kadar etkili yaptığını görün :

Değer önerileri size ürün hakkında bilmeniz gereken her şeyi anlatır.

Tüketicinin dikkatini çeken bir başlık ve ardından, kısa bir açıklama ürünün tam olarak ne yaptığını açıklar .

Müşterilerin odaklanması için en iyi özelliklerini içeren maddelerin olduğu bir listedir bu.

Square, müşterilere neye benzediğini göstermek için POS sistemlerinin bir fotoğrafını da içeriyor.

Oldukça etkili bir değer teklifi oluşturabilirseniz, e-ticaret sitenizde daha fazla satış sağlayabilirsiniz.

Sonuç

Satışlar yavaşlamaya veya durgunlaşmaya başlıyorsa, e-ticaret sitenizde ürün ve hizmetleri pazarlamanın yeni ve yaratıcı yollarını bulmanın tam zamanı!

Yeni müşteriler bulmaya çalışmak yerine, pazarlama çabalarınızı mevcut müşteri tabanınıza odaklayın.

Müşterilerin kişisel bilgilerini ve kredi kartı numaralarını girerken kendilerini rahat hissetmeleri için web sitenizin güvenli olduğundan emin olun.

Müşterilere ürünlerinizi nasıl kullanacaklarını göstermek için video tanıtımlarını kullanın.

Şu anda müşteri referansları kullanıyorsanız, bu harika.

Ancak bu referansları geliştirmek istiyorsanız, onlara da bir fotoğraf ekleyin.

Tatiller gibi yılın özel zamanlarında çok sayıda promosyon ve reklam sunmak, satışları artırmanıza yardımcı olabilir.

Müşterileri satın almaya ikna etmek için bir aciliyet duygusu yaratın.

Mobil kullanıcıları unutmayın. En azından web sitenizin mobil cihazlar için optimize edilmesi gerekiyor.

Ekstra yol kat etmek istiyorsanız, bir mobil uygulama geliştirmeyi düşünün.

En çok satan ürünlerinizi tanıtın.

Benzersiz ve uygulanabilir bir değer önerisi hazırlayın.

Bu ipuçları web sitenizdeki satışları artırmanıza yardımcı olacaktır.

Daha fazla trafik ister misiniz?

Trafiğinizi, olası satışlarınızı ve gelirinizi artırma konusunda yardım almak için bizi arayın.

info@zukkan.com

+902122563227

E-ticaret Sayesinde Potansiyel Müşterilerinizi Kaçırmayın

E-ticaret Sayesinde Potansiyel Müşterilerinizi Kaçırmayın

Teknolojinin her geçen gün ilerlemesi ile birlikte insanlar daha çok dijital dünyaya adapte olmakta ve günlük yaşam aktivitelerini dijital mecralara uyarlamaktadır. İnsanlar, özellikle elektronik eşya gibi bir çok üründe alışveriş kararlarını ve davranışlarını artık dijital mecralar aracılığı ile gerçekleştirmektedir. Hatta Kuyumculuk alanında dahi internet üzerinden araştırma yaptıktan sonra nihai kararını vermektedir. Günümüzde ve gelecekte e ticaret’te faaliyet göstermeyen firmalar ya daha azı ile yetinecek ya da artan rekabet koşulları nedeniyle varlığını sürdüremeyecektir.

Dünya genelinde e-ticaret hacmi her geçen gün  yükselmektedir. Bu makalenin yazıldığı bu günlerde e-ticaret hacmi dünya genelinde 1,6 trilyon dolardır. Ülkemizde ise bu rakam 17,5 milyar TL’ye ulaşmış durumda. Dünya genelinde 2020 yılında e-ticaret hacminin 3 trilyon dolar olması beklenmektedir. Verilerden elde edilen kanıya göre e-ticaret hacmi 2020 yılına kadar tam iki katı artacaktır. Bu pastadan dilim alacak şirketlerde e-ticaret sektöründe olanlar olacaktır. Sizin hala e-ticaret siteniz yok mu?

Mobil Telefonlar E-ticarette Önemli Rol Üstleniyor

Artık hepimizin elinde akıllı telefonlar, internette, sosyal medyada dolaşmakta ve satın almalarımızı gerçekleştirmekteyiz. Mobil telefonların e-ticaretteki payı oldukça büyüktür. Özellikle son yıllarda birçok firma mobile yatırım yapmaktadır. Google mobil uyumlu olan web sitelere önem vermektedir. TÜSİAD’ında içinde bulunduğu e-ticaret raporlarından alınan verilere göre 2021 yılında mobil cihazların e-ticaretteki payı %55 olacaktır. Peki sizin hala mobil uyumlu web siteniz yok mu?

Mağazanızın Önünden Geçenlerle Yetinmeyin

Sadece mağazadan satış yapma devri artık geçmişte kaldı. İnsanları Google’da işletmeleri için reklamlar verip e-ticaret sitelerinden satış yapmaktadır. Günümüzde İstanbul’daki bir işletme Türkiye’nin farklı şehirlerine ürün veya hizmetlerini satabilmektedir. Çünkü ürün veya hizmetlerinizi birçok insan internet üzerinden aramaktadır. Potansiyel müşterilerinizi rakiplerinize kaptırmamak için sizin dijitalde var olmanız gerekmektedir.

Sizde zükkan e-ticaret paketleri ile e-ticaret’e adım atın. Rakipleriniz ile mücadele edip potansiyel müşterilerinizi kaçırmayın. Unutmayın müşterileriniz sadece mağazanızın önünden geçenler değildir.

GittiGidiyor’un 2017 hedefi, e-ticaret sektörünü daha da büyütmek

gittigidiyor-un-2017-hedefi-e-ticaret-sektorunu-8874647_3541_o

GittiGidiyor Genel Müdürü Öget Kantarcı, 2017 yılı için en önemli hedeflerinden birisinin sektörü büyütmek olduğunun altını çizdi.

Markanın bu konudaki en önemli çalışmalarından biri ise KOBİ’lerin dijitalleştirilmesi olacak.

Türkiye’nin en etkili internet konferansı olarak bilinen Webrazzi Summit 2016, 2 bine yakın katılımcısı ve birbirinden değerli konuşmacılarıyla 19 Ekim Çarşamba günü İstanbul’da gerçekleştirildi.

Etkinlikte “E-Ticaret Pazarı Nasıl Şekilleniyor?” konulu panelde konuşan GittiGidiyor’un Genel Müdürü Öget Kantarcı, GittiGidiyor olarak Türkiye’de e-ticaret sektörünü nasıl büyüttüklerini ve bu yönde hayata geçirecekleri önemli planlarını açıkladı.

Konuşmasına GittiGidiyor’un büyüme rakamlarını vererek başlayan Kantarcı, 2015 yılını yüzde 48 büyüme ile bitirdikten sonra çok başarılı bir 2016 geçirdiklerini belirterek bu yılki büyüme hedeflerinin ise yüzde 35 olduğunu söyledi. Türkiye’de e-ticaret sektörünün son senelerde ortalama%20-25 bandında büyüdüğüne dikkat çeken Kantarcı, bu rakamlar dikkate alındığında GittiGidiyor’un büyüme rakamlarının oldukça iyi olduğunu da vurguladı.

GittiGidiyor, EMEA bölgesi adına büyük markaların iş ortaklıklarını yönetecek

Bugün 60 milyon ziyaret, 15 milyona yakın ürün ve 14 milyonun üzerinde üyesiyle Türkiye’nin lider e-ticaret platformu olduklarını ve iş ortaklarıyla beraber hedeflerinin e-ticareti daha da büyütmek olduğunu belirten Kantarcı şunları söyledi: “Bu konuda başarılı iş ortaklıklarımız bize yeni bir sorumluluk da yükledi. eBay yönetimi, bundan böyle EMEA bölgesi adına gerçekleşecek marka işbirliği süreçlerinin GittiGidiyor tarafından yönetilmesini istedi. Şu anda, Türkiye’de işbirliği yaptığımız markaları eBay EMEA bölgesine taşımak, gerçekleşecek iş ortaklıklarını yönetmek gibi bir planımız var. Halihazırda çalışmakta olduğumuz birçok global markanın da ilgili ülkelerdeki ekiplerini eBay ekibi ile bir araya getiriyoruz. Burada yaptığımız projeler, işbirlikleri ve kampanyaları kendilerine anlatarak, onların da benzer işbirliklerini yapabilmeleri için danışmanlık yapıyoruz. Samsung, BBVA, Visa, UniCredit ve Vodafone bunlardan bazıları. Son olarak kısa bir süre önce GittiGidiyor’da mağazasını açan HP ile eBay’i de bir araya getirmek için görüşmelere başladık.”

GittiGidiyor ile TÜSİAD’dan e-ticaret raporu geliyor

Şu anda TÜSİAD ile beraber bir e-ticaret raporu üzerinde çalıştıkları müjdesini de veren Kantarcı, 2017’nin ilk çeyreğinde “2016 TÜSİAD E-Ticaret Raporu”nu yayınlamayı hedeflediklerini belirtti. Kantarcı, “Raporun rakamları ve öngörüleriyle geleceğe dair önemli ipuçları vermesini hedefliyoruz. Üzerinde titizlikle çalıştığımız kapsamlı bir rapor olacak.” dedi.

E-ticaretteki bir sonraki kırılımın sadece sektör liderlerinin büyümesiyle değil, mağazacılıktan gelen geleneksel perakendecilerin ve KOBİ’lerin e-ticarete, hatta çok kanallı bir dünyaya geçmesiyle gerçekleşeceğine inandıklarını da ifade eden Kantarcı, “Şu anda Türkiye’de e-ticaretin toplam perakende içindeki payı yüzde 2’lerde iken bu oran gelişmiş ülkelerde yüzde 10’ların üzerinde. Dolayısıyla birlikte gideceğimiz daha çok yolumuz var. Bu oranı yüzde 6’lara yüzde 8’lere çıkarmak işleri büyütebilmenin bize göre öncelikli yolu.” şeklinde konuştu.

TOBB’nin e-ticaret sektör meclisi kuruluyor

E-ticarete girmek isteyen KOBİ’lerin stratejilerini belirlemelerinde, web sitelerini, mobil uygulamalarını yazmalarında, ödeme alt yapılarını kurmalarında hem know-how, hem de sistemsel anlamda destek vermeyi hedeflediklerini de söyleyen Kantarcı, “GittiGidiyor olarak Türkiye’de e-ticaretin gelişmesine, e-ticaretin büyümesine katkıda bulunmak istiyoruz. Ama bunun için kamunun bizi anlamasına ve etkin kamu politikalarına ihtiyacımız var. Dolayısıyla sektör oyuncuları, sektöre danışmanlık veren ve hizmet sağlayanlarla kanun yapıcıları buluşturacak, bizi temsil edecek bir yapıya ihtiyacımız var. Bu amaçla TOBB’nin e-ticaret sektör meclisi kuruluyor. Bu, sektörü geliştirmeye yönelik somut projeler geliştirebileceğimiz bir yapı olacak. Biz de bu projeye liderlik eden taraflardan biri olacağız.” dedi.

2017 yılı için GittiGidiyor’un en önemli önceliğinin ise sektörü daha da büyütmek, gelişimine ve evrimine öncülük etmek olduğunun altını çizen Kantarcı, “Bu amaçla eBay envanterini Türkiye ile birleştirmek istiyoruz ve buna çok yakınlaştık. Bu proje hayata geçtiğinde GittiGidiyor ile eBay’den ürün satın almak arasında bir fark kalmayacak.” ifadesini kullandı.(Webrazzi)

Alibaba’nın gözünden Türkiye’de e-ticaret pazarı

cuneyt-erbolat

Alibaba Grubu Türkiye Ülke Müdürü Cüneyt Erbolat, Webrazzi Summit 2016‘ya hazırladığı sunumla katıldı ve e-ticaret özelinde önemli rakamlar paylaştı.

Cüneyt Erbolat’ın paylaştığı rakamlara göre Türkiye Alibaba Grubu’nun ECI1 indeksine göre G20 ülkeleri arasında 12. sırada. ECI1 ise Çin ve belli ekonomiler arasındaki e-ticaret bağlanırlığını gösteren bir indeks ve Alibaba’nın sınır ötesi e-ticaret ile ilgili büyük verisi üzerinden Çin ile diğer ülkeler arasındaki e-ticaret ilişkisini göstermeyi hedefliyor. Bu indekse göre Türkiye de Çin ile ticaret bağlantısı orta seviyede yer alan ülkeler arasında yer alıyor.

Gelişmekte olan ülkeler büyüme endeksine göre ise (ortalama gerçek GDP1 büyüme oranı) Türkiye 2010-2015 arasında yüzde 5,2 ile Çin, Hindistan ve Endonezya’nın ardından 4. sırada geliyor. 2016-2020 perspektifinde ise bu oranın yüzde 3,5’e düşeceği tahmin ediliyor ama Türkiye’nin yine 4. sırayı koruması bekleniyor.

Son 4 yıldır Alibaba adına Türkiye’de görevde olduğunu söyleyen Cüneyt Erbolat, büyüyen nüfus, şehirleşme oranı, harcama ve borçlanma eğiliminin Türkiye’nin olumlu temel göstergeleri olduğunu söylüyor. Türkiye, yine GSYİH oranlamasında yüzde 75 tüketici harcama oranıyla ABD, Avrupa ve Çin’in önünde ve ilk sırada yer alıyor.

Erbolat’ın sunumunda Türkiye’de ve dünyada e-ticaretin toplam ticaret içindeki payı da paylaşıldı. Alibaba Grubu’na göre Türkiye’de e-ticaretin toplam perakende içindeki payı yüzde 2. Bu oranın başka bir konuşmada yüzde 2’nin altında olduğunu paylaşmıştık ama her durumda Türkiye’nin e-ticaret alanında büyük bir potansiyele sahip olduğu görülüyor.

“Türkiye’de önceliğimiz ihracatı artırmak”

Cüneyt Erbolat, Türkiye’de internet yaygınlığı yüzde 62, e-ticaret oranı yüzde 39, ve GYİH/Kapita 20,4 bin dolar olarak paylaşıyor ve Türkiye’deki önceliklerinin ihracat yapmak olduğunu ekliyor. Erbolat, Alibaba’nın Türkiye hedef ticaret modelinin de hem satıcıları ve müşterileri hem de lojistik ortakları ve ödeme sitemi ortaklarını kapsadığını dile getiriyor.(Webrazzi)

En iyi PHP Framework hangisi?

1. Yii Framework

Framework pastasında Codeigniter ile aynı dilimi paylaşan Yii Framework, kendi sitesi üzerinde bulunan Türkçe forumlar sayesinde birinci elden destek almamızı sağlıyor diyebiliriz. Bunun dışında Türkçe kaynak olarak çok fazla site bulamasanız da giriş seviyesinde yeterli bilgiye, arama motorları üzerinden erişebilirsiniz.

Yii Framework kendisini en güvenilir framework olarak tanıtıyor. Yii Framework’u diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri, Acive Record özelliği. Bu özellik sayesinde veritabanı sorgularının yükünü büyük bir ölçüde azaltabiliiyorsunuz.

Yii Framework’un Avantajları;

-Yii Fw’de bulunan Gii sayesinde MVC yapısını çok kolay bir şekilde oluşturabilirsiniz.

-Yii’nin geniş bir extension kütüphanesi var. Image upload, thumbnail oluşturma, mail gönderme, dosya yönetim sistemi, sosyal medya gibi binden fazla eklentinin bulunduğu şu adresi incelemenizi tavsiye ederiz:

http://www.yiiframework.com/extensions/

2. Codeigniter

Codeigniter son zamanlarda ülkemizdeki pazar payının bir kısmını kaybetse de hala birçok projede kullanılıyor. Türkçe kaynak konusunda en yaygın dökümasyona sahip frameworkler arasındadır.

Codeigniter’ın Avantajları;

-Birçok geliştirici tarafından test edilen güvenlik ve performans iyileştirmelerini içermesi,

-Farklı veritabanlarına kolay bir şekilde entegre edilebilmesi,

-Birçok frameworke göre hızlı çalışması,

-Popüler ve Türkçe kaynak açısından zengin içeriğe sahip olması,

tercih sebepleri arasında sayılabilir. Geri kalan tüm özellikler zaten rakiplerinde de bulunuyor. Codeigneter’ın en büyük dezavantajı ise küçük ölçekli siteler için pek uygun olmaması. En büyük rakibi olan Laravel’de ise böyle bir problem bulunmuyor.

Ellislab tarafından geliştirilen Codeigniter, yerini son zamanlarda daha hızlı bir çıkış yakalayan Laravel’e bırakacak gibi gözüküyor.

http://www.codeigniter.gen.tr

3. Symfony2

Türkçe kaynak açısından zengin olan Symfony2 ülkemizde yine tercih edilen frameworkler arasında yer almaktadır. Türkçe kaynak olarak yararlanabileceğiniz sayfalar arasında Symfony2 gelmektedir. Symfony’nin birçok avantajı bulunmaktadır. Rakibi olan diğer frameworklere oranla tercih sebebi sayılabilir fakat dezavantajları göz önüne alındığı zaman birçok projeler için uygun olmayabilir.

Symfony’nin Dezavantajları;

-Template sistemi barındırmaması

-Eski php versiyonları ile çalışmaması

Symfony’nin en büyük eksiği php 4 versiyonu ile çalışmaması. Bu da, hazırladığınız projelerde sürprizlerle karşılaşmanıza neden olabilecek bir problem.

http://symfony-tr.com

4. Phalcon

Pazar payındaki en büyük dilimlerden birini alan Phalcon’un tercih edilme nedenleri arasında C dili ile yazılmış olması geliyor. C dili ile yazılan en popüler framework olan Phalcon, C dili sayesinde rakiplerine oranla çok daha yüksek performans sağlıyor.

Phalcon’un resmi web sayfasında Türkçe bir alan bulunsa da kendi sitesi üzerinden Türkçe dökümentasyon bulunmuyor maalesef. Bu da ülkemizde gelişememesinin en önemli nedenlerinden biridir.

http://phalconphp.com/tr/

5. Laravel

Son zamanların en popüler frameworklerinden Laravel, kendine has geliştirdiği ORM ve Template motoru ile dikkat çekiyor. Taylor Otwell tarafından geliştirilen Laravel php 5.3 sürümünde bulunan tüm özellikleri destekliyor ve bu alanda Codeigneter’ı bir adım geride bırakıyor.

Laravel, diğer frameworklere göre çok yeni olmasına rağmen çok hızlı bir şekilde büyüyor. Bunun nedenlerinden biri de çok esnek ve hafif bir framework olması. Bunun yanında sade ve basit kullanımı ile ekip olarak çalışanlar için oldukça verimli bir çalışma ortamı sağlıyor.

Laravel’in Avantajları;

-Çok küçük ölçekli sitelerde kullanılabileceği gibi yüksek trafiklerde ve sunucuya yük getiren işlemlerde de oldukça performanslıdır.

-Laravel, gelişmiş ORM desteği ile birçok sorgudan kurtulmanızı ve web sitenizin yükünü azaltmanızı; ayrıca Mysql, Postgresql ve Oracle gibi birçok veritabanında çalışan SQL sorgularını, sorgularda hiçbir değişiklik yapmadan kolay bir şekilde çalıştırmanızı sağlar.

-Class Auto Loading özelliği ile sınıflarınızı yapılandırmak ve tekrar tekrar istekte bulunmak zorunda kalmazsınız. Auto Loading’e tanımlanan tüm sınıfları Laravel sizin için çağıracaktır.

-Laravel, 4. versiyonu ile çok kararlı bir yapıya bürünmüştür. Bu özelliği ile de gelecekte daha çok tercih edileceğinden emin olabiliriz.

-Türkçe kaynak açısından da zengin bir içeriğe sahiptir.

Framework Kullanımının Getirdiği Dezavantajlar

Frameworklerin sağladığı avantajlar göz önüne alındığında dezavantajları yok denecek kadar az kalıyor. Frameworklerde yaşayabileceğiniz başlıca 2 problem bulunuyor. Bir tanesi yukarıda da bahsettiğimiz gibi, projeye uygun framework seçimi yapamamak veya framework kullanmanızı gerektirmeyecek kadar ufak çaplı siteler için framework kullanmak. Yani eğer projeniz için framework kullanmanız gerekmiyorsa, kullanmamanız projenizin geleceği açısından daha iyi olacaktır. Örneğin; Codeigniter’e ne kadar hakim olsanız da ufak çaplı bir site için bu frameworkle çalışmanız yanlış bir seçimdir. Bir diğer dezavantaj ise çok fazla framework olduğu için her birinin kullanımını öğrenmeniz oldukça zaman alacaktır.

Frameworklerin Geleceği

Google Trendlerde en çok aranan frameworklere baktığımız zaman da diğerlerine göre daha köklü bir geçmişi olan Codeigniter’ın, en büyük rakibi Laravel karşısında her geçen gün gerilediğini görebilirsiniz.

Frameworklerin pasta payında, yakın bir zamanda değişim olmayacak gibi görünüyor. 2014 yılında hala en çok kullanılan framework Laravel olurken ikinci sırada Codeigniter, üçüncü sırada ise Symfony2 yer alıyor.

İlerleyen zamanlarda ise kendisi gibi, ortaya yeni çıkan ve çok kısa sürede büyük bir kullanım sayısına ulaşan başka bir framework oluşturulmazsa Laravel, uzun bir süre başı çekecek gibi görünüyor.

Yakında php geliştirme ve framework kullanımı hakkında spesifik ve detaylı yazılarla yine karşınızda olacağız, o vakte kadar saçınızı başınızı yolmadan, sakin sakin geliştirin. Bizi örnek almayın, Benexol’e inanmayın efendim.

 

YAZAR: ÖZGÜR KARAGÖZ – 1mm.com.tr

Google Merchant Product Export Excel

Google Merchant için Opencart alt yapısındaki sitelerinizin tüm ürünlerini excel formatında size veren sistemdir. Google sadece bu formattaki dosyaları kabul etmektedir. Test edilmiş ve onaylanmıştır.

Vqmod sistemi ile çalışmaktadır. Sisteminizde vqmod mutlaka kurulu olmalıdır.

NOT: Ürünleri excel çıktısı aldıktan sonra uzantısını .txt yaparak Google Merchant için yükleme yapınız.

Fiyat: 79TL’dir. İstediğiniz sayıda domainde kullanabilirsiniz.

XML Entegrasyonu ve fiyatları

XML eticaret sitelerinin kurtarıcısı niteliğindedir. Toptan satış sitesinden ürün ve fotoğrafları direk çekerek
kendi sitenizde yayınlama imkanı sunar e-ticaret sitenizin yapısı uygun ise toptancıdan gelen xml le sadece kar organlarınızı eklemeniz yeterli. XML ile çalışmada tek sorun bir standarttı olmaması bu kurulumda sıkıntı yaratmaktadır. Zükkan eticaret paketleri entegrasyon paketleri dışında eklediği her XML için yıllık ücret almaktadır

Yeni XML Entegrasyonu: 199 TL
Yılık Yenileme : 169 TL

Dedicated Hosting Nedir?

Bir sunucunun tümüyle bir kullanıcı tarafından hosting amaçlı olarak kiralanmasına dedicated hosting denir.

Genelde hosting için bir sunucuyu tümüyle kiralamanız gerekmez. Bir sunucunun bir bölümü siteniz için yeterlidir. Hosting şirketleri de zaten normal hosting paketlerini bu şekilde oluştururlar.

Ancak bazı siteler performans gereksinimleri ve ziyaretçi yoğunluğu gibi nedenlerle bir serverin bir bölümü ile yetinemezler ve bir sunucu hatta birkaç sunucu üzerinde barındırılırlar. Mesela toplistler, sayaç siteleri performansları için, mp3 siteleri ise kullandıkları band genişliği için tek bir sunucuda barındırılırlar.

Sitenizi tek bir server üzerinde barındırmak için bir dedicated hosting paketi almanız gerekir. Bu hosting paketleri tabiî ki alıştığınız hosting paketlerinden çok daha pahallıdır.
Hosting siteleri birçok müşteriye bölerek aldıkları server ücretini dedicated hosting paketinde tek müşteri olması nedeniyle tek müşteriden alırlar.

Ancak fiyat konusu sadece server***8217;ın kendisi ile ilgili değil, server için verilen hizmet ile bağlantılı olarak da değişir.

Dedicated Hosting alırken dikkat etmeniz gereken ilk husus, sunucunun ***8220;managed***8221; olup olmamasıdır, yani sunucuyu size kiralayan hosting şirketi tarafından yönetilip yönetilmediği. Eğer sunucu hosting şirketi tarafından yönetiliyor, serverın bakımı, serverın bir sorun yaşaması durumunda bu sorunun çözülmesi, her türlü teknik desteğin sağlanması gibi hizmetler hosting şirketi tarafından gerçekleştiriliyorsa buna managed dedicated hosting kiraladığınız servera ise managed dedicated server denir. Aksi halde sadece dedicated server denir.

Eğer teknik bilginiz bir serverı dışardan yönetmeye, server sorun yaşadığında veya çöktüğünde onu kurtarmak için yeterli işlemleri yapmaya yeterli değilse managed bir server almanızı tavsiye ederiz.